YSK, seçimleri denetleyen bir yargı organıdır, hem de kararları kesin olan yüksek bir yargı organıdır.
Yasalara göre, mahkemeler ve yargı organları, önlerine gelen
bir yargısal talebi olumlu veya olumsuz sonuçlandırmak ve bu konuda bir karar
vermek zorundadırlar.
Yargı kararları yorumu gerektirmeyecek açıklıkta olmalıdır.
Mutlak butlan kararıyla tedbiren görevden uzaklaştırılan 38.
Olağan Kurultay ile iş başına gelen CHP Genel Başkanı Özgür ÖZEL tarafından
İstinaf Mahkemesince verilen mutlak butlan kararına yönelik YSK'ya yapılan
itirazın reddine karar verilmiştir.
Reddin gerekçesi “Hukuk mahkemesinin (istinafın ilgili hukuk
dairesinin) kararlarının icrası konusunda kurulumuza anayasa ve yasalarla verilmiş herhangi bir görev ve
yetki bulunmadığından yazının işlem yapılmaksızın mahalline (İstinaf'a)
iadesine oy birliğiyle karar verilmiştir. ” şeklinde ifade edilmiştir.
CHP tarafından yapılan itirazın konusu; 38. Olağan
Kurultayında yapılan seçimlerin, bu
kurultay delegeleriyle kurultayda seçilenlerin ve kendilerine verilen
mazbataların geçerli olduğunun tespitine karar verilmesi talebidir.
Aslında; mutlak butlan kararını alan İstinafın ilgili
dairesi tarafından, aldığı bu mutlak butlan kararının infazı için YSK'ya
gönderilmesindeki amaç ile CHP 'nin itiraz talebinde dile getirdiği amaç, aynı hedefe, yani mutlak butlan kararına
rağmen, seçimlerden sorumlu ve tek
yetkili YSK tarafından 38. Kurultay ile seçilen Özgür ÖZEL'e verilen genel
başkanlık mazbatasının geçerli olup olmadığının tespitine yöneliktir.
İstinafın ilgili dairesi, almış olduğu mutlak butlan
kararının infazı için YSK'nın kapısını çalmasının amacı ve gerekçesi, bu mutlak
butlan kararına rağmen, seçimlerden sorumlu ve tek yetkili nihai merci olan
YSK'nın Özgür ÖZEL'e vermiş olduğu genel başkanlık mazbatasının hukuki
geçerliliğini muhafaza edip etmediği konusundaki görüş ve tespitini gerekli
görmüş olmasından kaynaklıdır. Başka bir anlatımla, istinaf; benim verdiğim bu
mutlak butlan kararının infazı için, YSK
olarak senin mazbatayı geçersiz sayman gerekiyor, bu işlemi yap diyor YSK'ya.
CHP de, YSK'ya yaptığı itirazda, vermiş olduğu mazbatanın
geçerli olup olmadığının tespitini talep ediyor.
Peki YSK ne yapıyor?
Kulağının üzerine yatıp topu taca atıyor, ne şiş yansın ne
kebap diye düşünerek, bir durum tespiti
yapmaya yönelik bir karar vermeden, “Hukuk mahkemesinin (istinafın ilgili hukuk
dairesinin) kararlarının icrası konusunda kurulumuza anayasa ve yasalarla verilmiş herhangi bir görev ve
yetki bulunmadığından yazının işlem yapılmaksızın mahalline (İstinaf'a)
iadesine oy birliğiyle karar verilmiştir. ” diyerek, İstinaf ve CHP tarafından
kendisinden talep edilen, mazbatayı ne geçerli ne de geçersiz sayan bir kararı
veremiyor, adeta kendisini inkar ediyor, mahkemelerin kendisinden talep edilen
konularda bir karar vermekten kaçınamaz evrensel kuralını yok sayıyor.
YSK'nın; İstinafın ve CHP'nin aynı kapıya çıkan aynı şeyi
amaçlayan taleplerini karşılıksız bırakması ve talepleri karşılayarak olumlu ya
da olumsuz sonuçlandıran bir kararı vermemiş olması nedeniyle, halen İstinaf
Mahkemesinin vermiş olduğu mutlak butlan ve eski yönetimin tedbiren göreve
getirilmesi kararı, infazı kabil bir karar niteliğini kazanamamış olarak askıda
durmakta ve Özgür ÖZEL'in CHP Genel Başkanlığı görev ve yetkileri devam etmekte
olup, KILIÇDAROĞLU ve ekibi fuzuli şagil (Hukuki bir dayanağı olmaksızın işgal
eden) olarak genel merkez binasına girerek CHP Genel Başkanlığı koltuğuna
oturmuş bulunuyorlar.
27/05/2026
Güner YİĞİTBAŞI
Hukukçu

Yorum Gönder