Aslında bu sıcak yaz gününde bilgisayar başına geçerek yazı yazmak hiç aklımda değildi ama, televizyonlarda öyle saçma sapan görüşlere yer veriliyor ki, yazmadan edemedik.
Hepiniz biliyorsunuz iktidar ve yargı ortaklığıyla CHP'nin
başına örülen ve geçirilen mutlak butlan çorabını. Ülkenin tüm sorunları
unutturularak bu konu tartıştırılıyor ülkenin aklı başında insanlarına. Her
kafadan ayrı bir ses çıkıyor. CHP'nin başına tedbiren getirilen eski KK
yönetimi tarafından, parti meclisinin imza veren yeterli üye sayısının talep
ettikleri olağanüstü kongre yapılacak mı, yapılmayacak mı?
Tedbiren iş başına gelen KK yönetiminin; yeter sayıdaki imzaya rağmen, partiyi olağanüstü seçimli kongreye götürerek
oluşan belirsizliği sonlandırmaya hiç niyetinin olmadığı çok açık.
Tedbiren görevden alınan Özgür ÖZEL ve ekibi ile onlardan
yana olan partililer ve bazı Tv. tartışmacıları; Siyasi Partiler Yasasının ilgili 36. maddesinde yer alan; ”Seçime
katılma yeterliliği elde eden parti, bu
Kanunda öngörülen ve parti tüzüğünde belirtilen süreler içinde birinci ve
ikinci fıkrada belirlenen teşkilatlanma yeter sayısı esas alınarak ilçe, il ve büyük kongrelerini üst üste iki defa
yapmamış ise seçime katılma yeterliliğini kaybeder. ” hükmüne dayanarak, parti
geçerli olan en son Büyük Kurultayını 25-26/Temmuz/2020 tarihinde yapmıştır, azami
üçer yıllık üst üste iki kurultay dönemi 25/Temmuz/2026 da sona erecektir ve bu
nedenle kongremizi 25/Temmuz/2026 tarihine kadar yapmazsak, partimiz CHP'nin seçimlere katılma yeterliliği
kaybolabilir.
Bunu da nereden çıkarıyorsunuz ve
CHP'yi seçimlere katılma yeterliliğini kaybedecek bir parti olarak iktidara ve
YSK'ya hedef gösteriyorsunuz? Siz aklınızı mı kaçırdınız?
Siyasal iktidar, CHP'nin başarısı nedeniyle, iktidarını kaybetme korkuları yaşayarak her
türlü hukuksuzluğu yapmayı göze almışken, iktidarda kalmak için çareler arayan
iktidara ve iktidara meyli olan YSK'ya yol mu gösteriyorsunuz? bu savı ortaya
atanlar, kaşınıyorlar ve CHP'ye en büyük kötülüğü yapıyorlar, farkında olmadan.
Hayır efendim kimse korkmasın, bu
hükme dayanarak hiç kimse ve en başta da YSK, CHP'yi üst üste iki dönem
kurultay yapmamakla suçlayarak seçim dışına asla itemez. Ama, bazı kişi ve
kurumların kulağına kar suyu kaçırıldı bir kere ve burası T. C. Kanunlarının
değil, iktidarın işine geldiği gibi
yarattığı keyfi kuralların geçerli olduğu bir ülke haline getirildiği için, yüzde yüz de bir garantisi yok tabi CHP'nin, maalesef.
Tekrar o kurala dönecek olursak. Siyasi
Partiler Yasasında yer alan üst üste iki dönem kurultay yapmayanların seçime
girme yeterliliğini kaybedeceklerine dair kural; haklı ve mücbir hiçbir fiili
ve hukuki engel ve nedenler olmaksızın, keyfe keder, kurultay yapmama halini içermektedir.
CHP 37. Büyük Kurultayını
25-26/Temmuz/2020 de yapmış ve sonrasında da, yargı kararıyla iptal edilen ve
parti yönetiminin tedbiren eski yönetime devrine karar verilen 38. Olağan
Kurultayını da 4-5/Kasım/2023 de yapmış ve seçilen Özgür ÖZEL yönetimi görev
başına gelmiştir.
Sonrasında, 38. Olağan Kurultaya yönelik olarak açılan
mutlak butlan davasının, yerel mahkemede
reddedilmesine rağmen; İstinaf Mahkemesi,
yerel mahkemenin kararını kaldırarak, verdiği
mutlak butlan kararıyla 38. Olağan Kurultayı iptal ederek partinin yönetimini
tedbiren Özgür ÖZEL yeni yönetiminden alıp, tedbiren ve geçici olarak eski KK yönetimine
devretmiştir.
Partinin 4-5/Kasım/2023 de iş
başına gelen yeni yönetimi, mutlak butlan davası devam ederken birden ziyade
olağanüstü ve olağan kurultaylar yapmış, ancak, mutlak butlan kararı vererek 38. Kurultayı
iptal eden İstinaf Mahkemesi bu kurultayları geçersiz sayarak, partiyi 38. Kurultayın yapıldığı
4-5/Kasım/2023 tarihine mıhlamıştır. İstinaf Mahkemesi; hukuken kabul edilemez, hukuka aykırı bu kararıyla, CHP'yi adeta kötürüm etmiş ve adım atamaz hale
getirmiştir.
CHP'nin başına bu yargı düğümü
atılmamış olsaydı, iptal edilen 38. Kurultayla
iş başına gelen Özgür ÖZEL yönetimi, Siyasi Partiler Yasasına göre üç yıllık
dönem dolmadan Büyük Kurultayını yapacaktı. Şimdi dahi görevden alınmalarına
rağmen, bir an önce olağanüstü kurultay
yapılması için gösterilen çabalara karşın, tedbiren iş başına getirilen KK
yönetiminin ise karşı çaba içinde olduğunu, tüm kamuoyu ve YSK görmektedir. YSK da elini
taşın altına koymamakta ve ne haliniz varsa kendi aranızda hallediniz
demektedir.
CHP'nin ve delegelerinin kusuru
olmaksızın, yapılmasını çok istemelerine rağmen, tedbiren iş başına getirilen ve Özgür ÖZEL
yönetiminden intikam alma peşinde olan KK yönetiminin; İstinaf Mahkemesinin butlan kararının
kesinleşmesi gerekir bahanesiyle, olağan,
ya da olağanüstü kurultay yapılmasına
engel olmaları nedeniyle, yargı
kararıyla iptal edilen 38. kurultaydan sonra bir kurultay yapılamamasının
sorumluluğu, CHP'ye yüklenemez ve
partinin seçime girme yeterliliğini kaybettiği asla ve asla iddia ve kabul
edilemez.
Bunun bir sorumlusu vardır ve o da
haksız ve hukuksuz bir şekilde 38. Olağan Kurultayı iptal ederek partinin
başına eski KK yönetimini getirmek suretiyle CHP'yi adeta hukuken felç eden
İstinaf Mahkemesinin ilgili dairesidir.
03/06/2026
Güner YİĞİTBAŞI
Hukukçu

Yorum Gönder