Mutlak Butlan Kaosu Sanıldığından Da Büyük

CHP'ye yönelik saray destekli mutlak butlan yargı kaosu, sanılanın aksine çok daha büyük, CHP'nin içinin karıştırılması ve hatta bölünmesi, seçimde o

Mutlak Butlan Kaosu Sanıldığından Da Büyük

CHP'ye yönelik saray destekli mutlak butlan yargı kaosu, sanılanın aksine çok daha büyük, CHP'nin içinin karıştırılması ve hatta bölünmesi,  seçimde oyların dağılması, AKP'nin seçim kazanması için başına örülen çorap, çıkarılabilmesi uzun bir süreci gerekli kılan çok karmaşık bir çorap.

 

İstinaf Mahkemesi tarafından verilen ve CHP yönetimini,  38. Olağan Kurultay seçimleri öncesine, yani 37. Olağan Kurultay sonuçlarına götüren ve 37. Kurultay ile belirlenen genel başkan KILIÇDAROĞLU ve ekibini tedbiren göreve getiren mutlan butlan kararı; maalesef,  CHP'yi 37. Olağan Kurultay ile belirlenmiş olan eski yönetime mahkum etmiş ve adeta kilitlemiştir.

 

Peki bu kilit nasıl açılacaktır?

 

Dava sürecinin,  kesinleşecek olan nihai yargı kararı ile sonlanması,  bu sürece nokta konulmasıyla, başka bir anlatımla;  İstinaf kararının temyiz edilmeyerek kesinleştirilmesi veya temyiz edilecekse temyiz mahkemesinin kararıyla kesinleşerek, CHP yönetimsel özgürlüğüne kavuşabilecektir.

 

Anlamadınız biliyorum. Konuyu biraz daha açalım.

 

Açılmış olan mutlak butlan davası ilgili asliye hukuk mahkemesinde devam ederken, 38. Olağan Kurultayda genel başkan seçilen ve seçimi tartışılan ve  yargıya taşınan Özgür ÖZEL yönetimi tarafından,  şaibeli oldukları iddia edilen delegelerin oy kullanmadıkları yeni kurultaylar yapılmış ve Özgür ÖZEL yeniden genel başkan seçilmiş, bu seçimi hukuki dayanak yapan yerel asliye hukuk mahkemesi de, açılan mutlak butlan davasını konusuz kaldığı hukuki gerekçesiyle reddetmiştir.

 

Bu red kararının istinafa götürülmesi üzerine, kararı inceleyen istinaf mahkemesi;  davanın reddine ilişkin yerel mahkeme kararını,  sözüm ona hukuka aykırı bularak kaldırmış ve bizzat mutlak butlan kararı vererek Özgür ÖZEL'in genel başkan seçildiği 38. Olağan Kurultay sonuçlarını iptal ederek,  tedbiren 37. Olağan Kurultayda seçilmiş olan KILIÇDAROĞLU ve ekibini görevlendirmiştir.

 

Biz İstinaf Mahkemesinin bu mutlak butlan kararı hukuken doğrudur demiyoruz bilakis eleştiriyoruz.

 

Ancak, mutlak butlan kararını doğru da bulsak yanlış da bulsak, ortada duran ve yok sayamayacağımız bir yargı kararı vardır. Bu nedenle,  bundan sonra izlenmesi gerek en doğru yolu,  bu yargı kararını iyi analiz ederek bulabiliriz.

 

İstinaf Mahkemesi demek istiyor ki; ben delegelerin bazılarının iradelerinin fesada uğradığı 38. Olağan Kurultayı geçerli bulmadığım gibi, 38. Kurultay yönetimi tarafından yapılan ve yerel mahkemenin geçerli sayarak konusuz kaldığı için mutlak butlan davasının reddine hukuki dayanak yaptığı 38. Kurultay sonrası yapılan kurultayları da geçerli saymıyorum ve  bu nedenle 38. Kurultaya ilişkin olarak mutlak butlan kararı veriyorum ve 38. kurultay öncesine giderek 37. Olağan Kurultay ile genel başkan seçilen KILIÇDAROĞLU ve ekibini tedbiren göreve getiriyorum.

 

İstinaf Mahkemesinin demek istediği ve dayandığı hukuk mantığı bu.

 

Bu mantıkla hareket edecek olursak;  İstinaf Mahkemesinin mutlak butlan kararı temyizde onanarak veya bu karar aleyhine temyize başvurulmaksızın kesinleşmesine kadar, tedbiren iş başına getirilen KILIÇDAROĞLU yönetimi tarafından,  adına ne derseniz deyiniz,  yapılacak olan  kurultay sonuçları da hukuken sakat ve geçerli olmayacak. İstinaf Mahkemesi kararıyla bunu söylemek istiyor.

 

İstinaf Mahkemesinin mutlak butlan kararını hukuken doğru bulmuyoruz ama, onun mantığıyla düşünürsek doğru bir yorum. Zira, İstinaf Mahkemesinin kararı kesinleşmeden, tedbiren iş başına getirilen KILIÇDAROĞLU yönetiminin yapacağı yeni bir kurultayda, 38 kurultay ile iş başına gelen Özgür ÖZEL yerine başka bir kişinin genel başkan seçildiğini düşünelim, ileride istinaf mahkemesinin mutlak butlan kararının temyizde Özgür ÖZEL lehine bozulması halinde ne olacak?

 

Al sana yeni bir kaos nedeni.

 

Bu nedenle şu anki vaziyet içinde istinaf mahkemesinin mutlak butlan kararı kesinleşmeden,  hukuki süreç şu veya bu şekilde sonuçlanmadan KILIÇDAROĞLU yönetimi de kurultay yapamaz.

 

Bu nedenledir ki; olası riskleri göze alınarak,  İstinaf Mahkemesinin kararı temyiz yoluna gidilmeden kesinleştirilmeli, hukuki belirsizlik bir an önce kaldırılmalı ve 38. Olağan Kurultayın yenilenmesinin yolu açılmalıdır.

 

Aksi halde, temyize gönderilecek olan mutlak butlan dava dosyasının temyizde uyutularak askı ve belirsizlik sürecinin uzayacağı KILIÇDAROĞLU'nun işgalinin süreklilik kazanacağı akıldan çıkarılmamalıdır.

 

25/05/2026

Güner YİĞİTBAŞI

Hukukçu

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget