Görmezden Gelemeyiz

CHP'li belediyelere yönelik hukuk dışı operasyonlarını artık görmezden gelemeyiz diyerek çıkış yapması üzerine, CHP üst yönetimi, Mansur YAVAŞ'ın bu

Görmezden Gelemeyiz

İş başındaki siyasal iktidarın;  seçim kazanarak devleti yönetme yetkisini eline geçirdikten sonra, kendisini yasalara ve anayasaya bağlı hissetmeden, devletin emniyet güçlerini ve yargısını da  yanına alarak,  ülkeyi,  işine geldiği gibi, muhalefetsiz ve eleştirisiz yönetmeyi, her türlü hukuksuzluğu yaparak devleti adeta bir suç örgütü haline getirmeyi kendisine hak bilmesi nedeniyle, önümüzdeki ilk seçimlerde iktidarı kaybedeceğini biliyor olmanın endişesine kapılarak, emrindeki yargıyı da silah olarak kullanarak, hukuk ve yargı kisvesi altında,  muhalefete, özellikle ana muhalefet partisi CHP'nin kurumsal yapısına ve yerel yönetimlerine yönelik yasa ve anaya tanımaz hukuk dışı uygulama ve eylemlerine her geçen gün daha da hız vermesi, CHP belediyelerine yönelik olarak, görünürde hukuk ve yargı eliyle, ancak  hukuk dışı operasyonlarıyla, önümüzdeki seçimlere yönelik mıntıka temizliğinin Ankara Büyük Şehir Belediyesine ve onun hukukçu,  hukuka saygılı belediye başkanı Mansur YAVAŞ'a dayanması, Mansur YAVAŞ'a yönelik bir hukuk dışı operasyonun ayak seslerinin duyulması nedeniyle; Mansur YAVAŞ'ın,  çok haklı olarak,  partisi CHP'nin iktidarı seçime davet eden meydan mitinglerini yeterli görmeyerek,  iktidarın anayasa ve yasalara aykırı olarak uygulamaya koyduğu CHP'li belediyelere yönelik hukuk dışı operasyonlarını artık görmezden gelemeyiz diyerek çıkış yapması üzerine,  CHP üst yönetimi,  Mansur YAVAŞ'ın bu haklı sesine kulak vererek,  bazı yeni eylem arayışlarına girmiş ve partilerinin yetkilileriyle toplantılar yapmaya başlamıştır.

 

Evet,  Ankara BBBaşkanı Mansur YAVAŞ çok haklıdır bu çıkışında. CHP'nin yüz altı'ya dayanan meydan mitingleri çok değerlidir, bunu kimse inkar edemez,  iktidardan memnun olmayan muhalefeti teşkil eden halkımızın milyonlarını meydanlara toplayan CHP genel başkanı Özgür ÖZEL, yorulmadan ve büyük bir özveriyle bu meydanlarda halka hitap ederek,  muhalefetin iktidara yönelik haklı eleştirilerini ve seçimleri erkene alacak erken seçim taleplerini,  muhalefet adına dile getirmekte ama, buna rağmen,  maalesef,  siyasal iktidar hukuk dışı uygulamalarına hız kesmeden devam etmektedir.

 

CHP'nin işi gerçekten çok zordur. CHP Genel Başkanı Özgür ÖZEL; partisine ve partisine ait belediyelere yönelik iktidarın hukuk tanımayan operasyonlarıyla sürekli kan kaybettiklerini gördüğü halde, demokratik yollarla buna engel olamamakta, göz göre göre ve çaresizlik içinde sınırlı demokratik mücadelesini sürdürmektedir.

 

CHP'nin karşısında;  Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin bağlayıcı kararlarını dahi tanımayan ve  uygulamayan, bağımsız ve tarafsız olması gereken yargıyı,  anayasaya rağmen,  emir ve talimatı altına almayı ve muhalefete karşı silah olarak kullanmayı başaran ve göze alan, iktidardan uzaklaşmamak için, eline geçirdiği devlet aygıtının silahlı ve cüppeli(Yargı) kurumlarını, çoğunluğuna sahip olduğu yasama organını,  istediği doğrultuda kullanarak muhalefetin karşısına çıkan, iktidardan gitmemek için, elindeki yürütme, yargı ve yasama organlarını istediği gibi kullanabilen, silah olarak kullandığı emrindeki yargıyla, en küçük yasal bir eleştiriyi dahi Cumhurbaşkanına hakaret,  iktidarı eleştirmek ve protesto etmek adına yapılacak anayasal bir hak olan şiddet içermeyen barışçıl ve  silahsız  toplu büyük bir protesto ve yürüyüş eylemini dahi, ağır cezalar içeren,  hükümeti devirmeye teşebbüs suçuna dönüştürebilecek olan,  her şeyi göze almış ve tüm köprüleri yakmış,  hayat memat mücadelesi içinde bulunan bir siyasal iktidar vardır ne yazık ki.

 

Bu nedenle; Anayasasına ve ceza kanunlarına göre hukuken demokrasi ile yönetildiği sanılan, hukuken yürürlükteki mevcut yasalarının,  demokrasi dışına çıkan siyasal iktidara karşı işlemediği ve demokrasiyi koruyamadığı, ancak;  muhalefetin,  demokrasi dışı en küçük eylemlerine ağır cezalar öngören yasaların, iktidarın demokrasi dışı suç teşkil eden eylemlerine gözünü kapatan ve görmeyen, muhalefeti ise en ağır şekilde cezalandıran bir yargının fiilen hüküm sürdüğü,  demokrasinin “D” sinin dahi bulunmadığı ülkemizde,  muhalefet yapmak ve yeni muhalefet yöntem ve  stratejileri oluşturmak, yok denecek kadar azdır, maalesef.

 

CHP ve ülkemizin demokrasiye saygılı tüm muhalifleri,  şurada azami iki sene kalmış olan seçimleri beklemek zorundadır, maalesef.

 

Her fırsatta söylerim, yeri gelmişken yinelemek istiyorum. Demokrasi geleneği pek gelişmemiş,  demokrasiyi, seçimden seçime sandıkta oy kullanmaya indirgeyen ülkemizde,  beş yıllık seçim dönemi çok uzundur. Bir zamanlar olduğu gibi,  seçim dönemlerini dört yıl ile sınırlayan eski uygulamayı ilk anayasa değişikliğinde hayata geçirmek zorunludur. Şu anda seçim dönemi dört yıl olsaydı,  ülkemiz bu iktidardan kurtulmak için bir yıl kazanmış olacaktı. Fena mı olurdu sizce?

 

27/04/2026

Güner YİĞİTBAŞI

Hukukçu

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget