Mhp Ne Yapmak İstiyor?
Şu anda kriz dönemini yaşayan teröre son,  Kürt sorununun çözümü ve ÖCALAN'a umut hakkı tanınması sürecinin görünürdeki vekil mimarı MHP ve onun genel başkanı BAHÇELİ ne yapmak istiyor?

 

Şam merkezi yönetimi ile SDG arasında imzalanan 10 Mart Mutabakatı ile merkezi Şam yönetimine entegrasyonu için SDG'ye 2025 yılı sonuna kadar tanınan süreye rağmen, SDG'nin mutabakata uyarak Entegrasyona yanaşmaması üzerine, MHP sözcüsü;  sürenin bittiğini sık sık tekrarlayarak, SDG için Türkiye olarak gereğinin yapılması imasında bulunmaktadır.

 

MHP; neyin veya nelerin yapılmasın istiyor olabilir?

 

Bu konuda fazla seçenek yok.

 

Ya, PKK ve ÖCALAN verdiği sözü tutamadı,  PKK Suriye’deki uzantılarıyla birlikte silah bırakamadı, PKK'nın Suriye’deki uzantısı SDG'nin;  10 Mart Mutabakatına uymayarak Suriye’nin Kuzeydoğusundaki silahlı siyasal varlığına son verip Suriye merkezi yönetimiyle entegrasyon eylemini gerçekleştirmediğini gerekçe yaparak,  meclis komisyonunu lağvederek,  sürece kaldığı yerde son vereceksiniz veya SDG ve onun arkasındaki, SDG'nin iplerini ellerinde tutan ve SDG'nin, Şam yönetiminden bağımsız olarak Kuzeydoğu Suriye’de silahlı ve özerk bir oluşum olarak devamından yarar sağlayan ve bu oluşumu destekleyen,  silah ve parasal yardımda bulunan ABD ve İsrail ile savaşı göze alacaksınız.

 

Bölgede yayılmacı bir dış politika izleyen, Büyük Ortadoğu projeleri olan, yanı başında  Üniter ve güçlü bir Suriye devleti istemeyen İsrail ve onun vazgeçilmez hamisi ABD'nin bölgede uyguladıkları dış politikalarını yakından izleyen her aydın kişinin gözlemleyebildiği kadarıyla, İsrail lideri Netanyahu ile ABD lideri Trump arasındaki kanka seviyesindeki yakınlığa, her iki ülkenin ortak çıkarlarına, daha geçtiğimiz günlerde kutlanan yılbaşı gecesindeki Trump ve Netanyahu birlikteliklerine baktığımızda; SDG'nin Suriye’deki statüsü konusunda,  İsrail ve ABD'nin ittifak halinde oldukları,  inkar edilemez bir gerçektir.

 

Bu koşullarda,  MHP'nin aklına uyarak,  SDG'ye yönelik olarak bir operasyona kalkışılması halinde,  bunun operasyon olarak nitelendirilmesi hafif kalacaktır. Bu eylem,  SDG ve destekçileri İsail ve ABD'ye savaş ilanı olacaktır.

 

Daha şimdiden bütçesi trilyonlarca lira açık veren bir ülke olarak içinde bulunduğumuz bu ekonomik koşullarda böyle bir savaşa hazır mıyız? biz bilemiyoruz.  

 

SDG'ye yönelik bir silahlı operasyona kalkışılmadan önce, bunun sonuçları çok iyi düşünülmeli, ABD'ye rağmen girişilecek bir operasyonun,  ABD baskısıyla yarıda kesilerek sonlandırılmak zorunda kalınması halinde; bunun,  ülkemizin itibarına ve caydırıcılığına vereceği çok büyük ve onur kırıcı zarar,  asla göz ardı edilmemelidir.

 

02/01/2026

Güner YİĞİTBAŞI

Hukukçu