Emeklilere reva görülen maaş
ile geçinilemeyeceğinde, iktidarıyla
muhalefetiyle herkes hem fikir. Ancak, iş çözüme geldiğinde, iktidar, emeklinin durumunu düzeltmeye bir türlü
yanaşmıyor, emeklileri gözden çıkarmış bir iktidar var ülkemizde.
Tabi büyük bir oy
potansiyeline sahip emeklilerimizin de, AKP iktidarını yönetimde tutan bugüne kadarki
yanlış oy tercihlerinin, bugün içine düşürüldükleri
yoksullukta büyük payı var. Maalesef, bugün geçinemeyecek düzeyde çok düşük emekli
aylığı alan emeklilerimizin çoğunluğu, laik düşünemedikleri için, dini siyasete alet
eden sözde alınları secdeye değdiği gerekçesiyle
oylarıyla AKP iktidarına destek vererek, bindikleri dalı kesmişlerdir. Bugün emekli
olup da geçinebilecek düzeyde gelir dilimine sahip daha aydın ve laik
düşünebilen, gerçekleri görebilen, muhakeme edebilen AKP iktidarına oy vermeyen
kesim, oylarıyla AKP iktidarını
başımızda tutan yoksul emeklilerimizin de haklarını savunur hale düşürülmüştür.
İş başındaki AKP iktidarı ile
Cumhur İttifakı adı altında her alanda işbirliği içindeki MHP'nin tutumu, çok ilginç bir hal almıştır.
MHP; görünürde AKP iktidarının resmen bir koalisyon
ortağı değildir. Bir benzetme yapmak gerekirse, aralarında bir nikah yoktur, ancak birbirlerine öyle sadık ve bağlılar ki, aralarından
su sızmamakta, Katolik nikahını bile kıskandıracak bir birliktelik içindeler.
AKP biliyor ki; MHP ve onun
oyları olmadan iktidarda kalması imkansız. MHP de biliyor ki; çok az sayıdaki
milletvekili ile AKP'nin eksiğini tamamlıyor ve her ikisi ancak bir iktidar
olabiliyorlar. Her ikisi de birbirlerine muhtaç, iktidar olmak ve iktidarın
nimetlerinden faydalanmak da çok güzel.
En önemlisi, AKP de, MHP de, bugün için son baharlarını yaşamakta
olduklarının, ilk seçimde yok olacaklarının iktidardan düşeceklerinin, iktidar nimetlerinden yoksun kalacaklarının
çok farkındalar ve iktidarın tadını çıkarmak için ellerinden geleni yapıyorlar,
muhalefeti yok sayıyorlar, demokrasinin
çoğulcu bir rejim olduğunu umursamıyorlar, muhalefetten gelen tüm önerileri
otomatikman birlikte reddediyorlar.
Geçtiğimiz grup toplantısında,
MHP lideri BAHÇELİ; emeklinin maaşının sefalet aylığı olduğunu net
bir şekilde itiraf etti ve bu durumun düzeltilmesi için elimizi değil gövdemizi
taşın altına koymamız gerektiğini savundu.
Ben dahil herkes, çok
umutlandık. Tamam dedik, ilk kez, MHP, AKP'den ayrı düşünecek ve muhalefetin, emekli maaşlarının artırılmasına ilişkin
önergesine muhalefetle birlikte olumlu oy kullanacak diye düşünmeye başladık.
Meclisin ilgili komisyonunda
emekli maaşları görüşülürken emekli maaşlarının yükseltilmesine dair muhalefetin verdiği önerge, her zaman olduğu gibi, AKP ve MHP'nin blok
oylarıyla kabul edilmedi ve en düşük emekli maaşı iktidarın öngördüğü gibi 20
milyon olarak benimsendi.
Bu ne büyük bir çelişkidir
MHP adına.
Genel Başkan BAHÇELİ; grup
toplantısında yaptığı konuşmasında, emeklinin durumunu düzeltmek için, elimizi değil, gövdemizi taşın altına koymalıyız diyor, MHP'nin
komisyondaki üyeleri ise, bırakınız gövdeyi, tırnağını taşın altına koyma gereğini
duymuyorlar.
Ben, MHP üyeleri liderleri BAHÇELİ'yi dinlemediler,
ona rağmen isyan edercesine aksine oy kullandılar diyemiyorum, bu imkansız bir şey. İşin tabiatına aykırı. Tavşana
kaç tazıya tut demenin siyasi bir versiyonudur bu. BAHÇELİ görünürde emekliden
yana bir tavır alarak emekliye şirin görünürken, el altından da fiili ortağımız
AKP'nin sözünden çıkmak yok, onlar ne
isterlerse o doğrultuda oy vereceksiniz demiş olmalı ki; komisyonda, muhalefetin önergesi, AKP ve MHP'nin oy
birliğiyle reddedilmiştir. Bu çelişkinin başka bir izahı asla olamaz.
Burada BAHÇELİ ve MHP
tarafından yapılan şey, halkımızla ve emeklilerimizle dalga geçmektir, aklımızla
alay etmektir, iyi polis rolünü oynamaktır, Türk Milletine ve emeklilerimize
yapılan büyük bir saygısızlıktır. Gerçekten, vicdanları çok inciten bir durumla
yüz yüzeyiz.
17/01/2026
Güner YİĞİTBAŞI

Yorum Gönder