İç Cephe Güçlendirilsin Ama Nasıl?
İş başındaki Cumhur İttifakı iktidarı, sık sık, iç cepheyi gündeme getiriyor ve ülkemizin bekası için iç cephenin güçlü olması gerektiğini savunuyor.

 

Bölgemizdeki savaşlara ve karışıklıklara baktığımızda, gerçekten, ülkemizin selameti ve bekası için iç cephemizin, yani etnik kökenlerine, dinlerine ve mezheplerine bakılmaksızın ülkemizin tüm vatandaşlarının, milletiyle ve ülkesiyle milli birlik ve beraberlik ruhu içinde, milletin ve ülkenin bekası, yararı, menfaati ve selameti ortak paydasında buluşarak iç cepheyi güçlendirmeleri zorunludur.

 

Bu itibarla, iktidarın; içinde bulunduğumuz bölgesel koşulların olumsuzluğu nedeniyle dile getirdiği iç cephe güçlendirilmelidir önerisini, hiç kimse, elinin tersiyle geri iterek, bu öneriye kayıtsız kalamaz.

 

İç cephenin güçlendirilmesindeki gereklilikte, Cumhur İttifakı İktidarıyla hem fikiriz.

 

Güzel de; iç cepheyi nasıl güçlendireceğiz?

 

İç cephenin güçlendirilmesindeki asıl rol, görev ve sorumluluk kime aittir?

 

İç cepheyi güçlendirmek için gerekli davranışlarda topluma kim örnek olmalıdır?

 

İş cephenin güçlendirilmesinin metodu ne olmalıdır?

 

İç cephenin güçlendirilmesi için ülkenin en başta yargısı, anayasası olmak üzere bütün yasa, kurum ve kuruluşlarının işler vaziyette olması gerekmez mi?

 

İç cepheyi güçlendirme önerisinde bulunan siyasal iktidar, işte bu soruların tüm cevaplarını, kendisine ve topluma vermelidir.

 

Bize göre, iç cepheyi güçlendirmede asıl rol, görev ve sorumluluk, bu öneriyi yapan devleti idare eden, her türlü yasal ve mali yetki ve imkana sahip olan siyasal iktidara düşmektedir. İktidar, şapkasını önüne koyarak düşünmeli ve samimi bir şekilde özeleştiri yapmalıdır.

 

Halkının büyük çoğunluğunun karnını doyurmakta zorluk çektiği, sefalet içinde yüzdüğü,

 

İşsizliğin ve ona paralel hayat pahalılığının, gelir dağılımındaki adaletsizliğin diz boyu olduğu,

 

Din, mezhep ve etnik kimlikler üzerinden adeta kimlik siyasetinin egemen kılındığı,

 

Özgürlüklerin yok edildiği,

 

Devlet idaresinde şeffaflık ve denetimin yok edildiği,

 

Yargı bağımsızlığının ve tarafsızlığının siyasal iktidarın ipoteği altına sokularak; yargının, muhalefetin yok edilmesi için bir silah gibi kullanıldığı, adaletin yok edilerek devletin temellerinin sarsıldığı,

 

Partili Cumhurbaşkanı sistemine geçilerek, ülkenin; fiilen, milletin birlik ve beraberliğini temsil edecek olan tarafsız Cumhurbaşkanından yoksun bırakıldığı,

 

Tüm görüş ayrılıklarına rağmen, iktidarıyla ve muhalefetiyle tüm Türk Milletinin birliğini temsil etmesi gereken partili cumhurbaşkanının; muhalefeti ezmek için elinden geleni yaptığı, iftar sofraları dahil, her vesileyle yaptığı konuşmalarında en başta ana muhalefet partisi olmak üzere muhalefete çok ağır sözlerle haksız eleştirileri bıktırırcasına yinelediği,

 

Ülkemizde mi, iç cephe güçlendirilecek? Güldürmeyiniz beni.

 

İç cephe güçlendirilsin diyen Cumhur İttifakının; iç cephenin güçlendirilmesinden muradı,” muhalefet; tümüyle iktidara biat etsin, sesini çıkarmasın, koşulsuz bana itaat etsin, bana gölge etmesin, hesap sormasın, iktidara talip olmasın, ben ülkeyi kendi yararıma istediğim gibi yöneteyim, muhalefet otursun oturduğu yerde” anlayışı olup, bu anlayış ve koşullarda, iç cephe nasıl güçlenir? anlamakta gerçekten zorlanıyoruz.

 

05/03/2026

Güner YİĞİTBAŞI

Hukukçu