Vergi'de adaleti sağlayacağız ama nasıl?
Bugün (02/09/2026) benim için bir ilk.
Zira, bugüne kadar hiçbir siyasi partiye üye olmamıştım.
Bu kuralımı bozarak, hayatımda ilk kez bugün, Yeni Parti'ye
üye oldum. Şu an itibariyle Yeni Parti'nin (54202631) nolu üyesiyim.
Bu yazımı sorumlu bir Yeni Parti üyesi olarak yazıyorum.
Bugün, Sayın Genel Başkanımız, yeni açılan genel merkez
binasında il başkanlarına hitaben bir konuşma yaptı ve Yeni Parti'nin niçin
kurulduğunu ve neler yapmayı planladığını nazari olarak izah etti.
Bir yazının boyutlarını aşacağı için, beni ve tüm halkımızı
bir vatandaş olarak çok yakından ilgilendiren vergi adaleti üzerinde duracağım.
Genel Başkanımız iktidara geldiğimizde vergi adaletini
sağlayacağız hayata geçireceğiz sözünü verdi. Halkımızın, yapacağız edeceğiz
gibi vaat içeren ancak çözüm için somut bir öneri getirmeyen geleceğe dönük
sözlere pek kulak asmadığını, herkes gibi sayın genel başkan da mutlaka
biliyordur. Eminiz ki; önümüzdeki günlerde vergi adaletini sağlayacak olan
somut çözüm yolları da halkımızla paylaşılacaktır.
Biz somut çözüm yollarının paylaşılmasını beklemeden, vergi
adaleti açısından bazı sorular soracağız ve bu soruların cevapları, sanırım
somut çözüm önerileri içinde yer alacaktır.
Bize göre bu ülkenin en önemli sorunu, diğer sorunların da
sebebi olan, vergi adaleti sorunudur.
Devlet halkına hizmet götürür, bunun için vardır. Kamu
hizmetlerinin yapılabilmesi için de çok doğaldır ki; gelire, paraya ihtiyaç
vardır, kamu hizmetlerine(giderlerine) harcanacak olan kamu gelirlerinin en
önemli unsuru, halktan vergi almaktır.
Ama, alınacak olan bu vergilerin adil, makul ve herkesin
kazancına ve gelirine göre olması da bir anayasa kuralıdır.
AKP ve hatta daha önceki iktidar dönemlerinde verginin adil
bir şekilde alındığına, vergide adaletin sağlandığına tanık olmadım ben.
Vergide adaleti sağlamanın ilk şartı; kazançlarına
bakılmaksızın, mal ve hizmet alımlarından dolayı her vatandaştan eşit olarak
alınan vasıtalı vergilerin cins ve oranlarının azaltılarak veya bazı temel mal
ve hizmet alım satımlarından tamamen kaldırılarak toplam vergi içindeki
oranının asgari düzeye indirilmesidir.
Örneğin; soframızdan atamayacağımız, bir zamanlar aç
kalırsam peynir, zeytin ekmek yerim doyarım dediğimiz, çok temel gıda maddeleri
olan ülkemizde üretilen bildik yerli beyaz peynir, çökelek. lor ve Zeytin’den
alınan KDV'yi tamamen kaldıracak veya çok sembolik bir düzeye indirecek
misiniz?
Marka, motor hacmi ve beygir gücü itibariyle ülkemizin yol
durumları ve hız tahditleri nedeniyle gerçek anlamda lüks ve özel olan
otomobiller hariç, bugün artık lüks olmaktan çıkan, sayıları, ülkelerin medeniyet ve gelişmişlik ölçüsü
olarak değerlendirilen belli motor hacimlerini ve beygir güçlerini aşmayan, örneğin;
elektrikli ve akaryakıtla çalışan
1100-1600 cc motor hacmini ve azami 150 beygir gücünü aşmayan otomobillerden
alınan Özel Tüketim Vergilerini(ÖTV) tamamen kaldırarak sıfıra indirecek
misiniz?
2025 senesine kadar alım satımlarından sıfır ÖTV alınan, bugün
ise yanılmıyorsam %8 oranında ÖTV alınan gerçekten çok özel amaç taşıyan çok
dar ve servet sahibi kişileri ilgilendiren yat, tekne, kotra ve gezinti
gemilerinden gerçek anlamda ve büyük oranlarda ÖTV alacak mısınız?
Zaruri harcama olmayan lüks ve keyfe keder, çok özel
Pırlanta elmas inci gibi lüks ve değerli ziynet eşyalarından alınan KDV oranını
artıracak ve hiç alınmayan sıfır ÖTV
vergisini, hem de yüksek oranlarda almaya başlayacak mısınız?
Bugün için her medeni insanın özel araçlarında, ticari
araçlarda, nakliye araçlarında ve çiftçinin traktöründe kullandığı ve artık
lüks ve özel bir tüketim olmayan benzin ve motorinden alınmakta olan Özel
Tüketim Vergisini (ÖTV), bazı koşullarda gemilere verilen akaryakıtlarda olduğu
gibi, sıfır yaparak kaldıracak mısınız?
Vergiyi gerçek usulde tabana yayan, hizmet ve mal alım
satımlarından ziyade, gerçek kazançları vergilendiren, vasıtalı vergileri çok
aza indiren, vergi denetimlerini çok iyi yapan bir yeni vergi düzeni kuracak
mısınız?
Vasıtalı vergilerin adaletsizliği ortadadır. Yapılması
gereken, kazanan yüksek gelir sahibi olan kişi ve kurumları kayıt altına alarak
gerçek usulde vergi mükellef tabanının büyütülmesidir. Bunu sağlayacak mısınız?
Lüks olmayan otomobil alım satımından, avukatlık ve sağlık
hizmeti gibi zaruri ve temel hizmet alımları nedeniyle ödenen KDV'yi çok asgari
düzeye indirecek veya tamamen kaldıracak mısınız?
Yani, hizmeti alanı KDV ile boğarak, hizmeti satıp kazanç
elde edenlerin kazancını denetlemeden onların vergi kaçırmalarına göz yumacak
mısınız?
Kısacası, bugüne kadar yapıldığı gibi, kaçırılması imkânsız
olan akaryakıt pompalarına, yazar kasalara ve post cihazlarına yansıyan KDV ve
ÖTV gibi kolay ve zahmetsiz yollarla vergi toplama düzenine son verecek
misiniz?
KDV ve ÖTV, trafik cezaları gibi denetlenmesi ve tahsili çok
kolay olan vasıtalı ve garantili yollarla, hiç sıkıntıya girmeden vergi
toplayarak, halkının sırtına binerek, halkına gün yüzü göstermeyen, adeta
dilenci yapan yoksullaştıran, yoksulluğu oya çeviren, yoksulluğu azaltacak yerde yoksulluğu yöneten,
üretmeden bütçe sağlamak suretiyle ülkeyi yönetmek yerine, üreterek, ileri teknoloji ve katma değer
yaratarak, ihracat ve ithalat dengesini kuran, cari açık vermeden ve haksız vergilerle fakir
halkın sırtına binmeden ülkeyi yönetmeyi başaracak mısınız?
Ülkenin ekonomisinin sırtında kambur olan, kar garantili
olarak ve yap işlet devret modeliyle yapılan, köprü, tünel, yol ve şehir hastanelerini, her
türlü riski göze alarak devletleştirecek ve ülkemizi soyan bu haksız uygulamaya
son verebilecek misiniz?
Bütçemizin kanayan yarası devlet israfına, itibardan
tasarruf olmaz anlayışına, en başta kamudaki lüks araba saltanatına son
verebilecek misiniz, çok vip makamlar dışında, kamudaki araba sayısını gerçek
ihtiyaç seviyesine indirerek, marka ve model olarak yerli ve standart
seviyelere indirecek misiniz?
Kamudaki yurt dışı gezilerini, zaruri olanlarla sınırlayarak
asgari düzeye indirecek misiniz?
Şimdilik aklımıza gelenler bunlar. Aklımda olduğu halde
burada yazmakta partim adına şimdilik sakıncalı bulduğum çok önemli bir öneri
ve sorumu şimdilik saklı tutuyorum.
Evet, ben bu soruları bir Yeni Parti üyesi olarak
yöneticilerime soruyor ve cevaplarını kamuoyu önünde bekliyorum.
02/09/2026
Güner YİĞİTBAŞI
Hukukçu


