Uluslararası İlişkilerin Altın Kuralı

Uluslar ve ülkeler arası ilişkilerde; duygusallık, sevgi, dostluk ve kardeşlik yoktur, karşılıklı saygı vardır. Ulusların ve ülkelerin karşılıklı yar

Uluslararası İlişkilerin Altın Kuralı
Uluslar ve ülkeler arası ilişkilerde;  duygusallık, sevgi, dostluk ve kardeşlik yoktur, karşılıklı saygı vardır. Ulusların ve ülkelerin karşılıklı yararları ve çıkarları ön plandadır. İlişkilere bu karşılıklı yarar ve çıkarları yön verir. Uluslararası ilişkilerde olması gereken; barış içinde,  karşılıklı olarak birbirlerinin egemenlik haklarına, toprak bütünlüğüne ve toprak üstü ve altı zenginliklerine saygı duymaktır.  

 

Türk insanı olarak maalesef çok duygusalız ve bu duygusallığımızı dış politikalarımıza, uluslararası diplomatik ilişkilerimize de yansıtıyoruz maalesef.

 

Mesela Pakistan ve Azerbaycan'ı ve başlarına yönetici olarak kim gelirse gelsin bu iki ülkeyi yöneten kişileri,  kardeş ilan ediyoruz. Çok yanlış.

 

Aralarında kan bağı olan gerçek kardeşler arasında dahi,  karşılıklı menfaat çatışması halinde,  bu kardeşliğin kanlı bıçaklı düşmanlığa çevrildiğine dair örnekleri görüyor ve yaşıyoruz.

 

Ayinesi iştir kişinin,  söze bakılmaz. Pakistan ve Azerbaycan ile ülkemizi kardeş ilan eden karşılıklı söylemlere rağmen; bu iki ülke,  hala.  Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini bağımsız bir devlet olarak tanımış ve  kabul etmiş değillerdir. Bu nasıl bir kardeşliktir diye isyan etmeye hakkımız yoktur, zira ülkeler arasında kardeşlik diye gerçek bir bağ ve yakınlık yoktur, ülkelerin çıkarları söz konusudur, aslında.

 

Bir ülkeyi ve liderini kardeş ve/veya dost olarak ilan ederseniz, öyle bir an gelir ve olay yaşarsınız ki; bu kardeş ve dost yakıştırmanız,  sizi güç durumda bırakabilir. Öyle bir olay olur ki, bu olay karşısında nasıl bir tavır koyacağınızı şaşırır ve apışıp kalırsınız.

 

Mesela iş başındaki AKP iktidarının lideri ERDOĞAN ile yakın ilişkisi olan ve ERDOĞAN'ın kendisine kardeşim dediği Venezüella’nın devlet başkanı Mudura'nın,  yine kendisine dostum dediği ve kendisini dostu olarak ilan ettiği ABD başkanı Turump tarafından uyurken sarayından paketlenerek gözaltına alınıp  kaçırılmasından sonra, ERDOĞAN'ın; hiç alışık olmadığımız bir şekilde,  lehde veya aleyhte bir yorum yapamaması ve sessizliğe gömülmesinin temelinde de, duygusallığının esiri olarak ve uluslararası ilişkilerin diplomatik kurallarına aykırı bir şekilde, vakti zamanında Mudura'yı kardeş, Trump'u da dost olarak ilan etmiş olması yanlışlığı yatmaktadır.

 

ERDOĞAN için gerçekten zor bir durum, ERDOĞAN'ın dostu Trump, yine ERDOĞAN'ın kardeşi egemen Venezüella devletinin başkanı Mudura'yı Uluslar arası hukuka aykırı olarak paketleyerek gözaltına alıp kaçırmıştır. Yukarı tükürse bıyık aşağı tükürse sakal, eylemi kınasa bir türlü,  desteklese bir türlü, Allah kimsenin başına vermesin.

 

Ülkemizin önünde yatan bir SDG ve ondan kaynaklı Suriye meselesi var. Ülkemizin güvenliği ve olası bir Kürt Devletinin kurulmasına kadar gidecek olması nedeniyle önem arz eden Kuzeydoğu Suriye’deki silahlı SDG oluşumunun Suriye merkezi Şam yönetimiyle entegrasyonu nedeniyle ortaya çıkacak olan bir olumsuzlukta, İsrail ve Amerika’nın, kendi ülkelerinin yararları ve çıkarları için SDG'den yana tavır almaları ve Türk Ordusunun ise,  Suriye’de SDG'ye karşı askeri operasyon kararı almaları-ki; koşullar SDG'den yana tavır alacaklarını işaret ediyor-halinde, ERDOĞAN'ın dostum dediği ve dost ilan ettiği Trump,  ERDOĞAN'ın gözünün yaşına bakacak ve dostluk gösterecek mi acaba?

 

Bekleyip hep birlikte göreceğiz.

 

04/01/2026

Güner YİĞİTBAŞI

Hukukçu

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget